Karın Germe
Karın, başta kadınlar olmak üzere her iki cins için de kendi vücudundan memnun olmak ya da vücuduyla barışık olmak açısından en önemli bölgelerden biridir. Bir kişinin şişman ya da zayıf olduğu sonucuna çoğu kez karın bölgesinin durumuna göre karar verilir. Kadınlar için ideal olarak öngörülen kum saati formunda gergin bir karın bölgesi merkezi bir özellik taşımaktadır. Buradan yola çıkarak karın bölgesi kadınlığın merkezi olarak tanımlanmaktadır. Kadınlar için vücudun diğer bölgelerinde yuvarlak hatlar arzu edilirken karnın düz olması idealdir.
Hamilelik veya aşırı kilo alımı sonucunda karın bölgesindeki deri ve deri altı yağ dokularında önemli oranda hacim artışının yanı sıra karın kaslarında gevşeme ve deri elastikiyetinde azalma söz konusu olur. Kilo verme ya da hamilelik sonrasında bu dokuların miktarında önemli ölçüde azalma olsa da karın derisi, deri altı yağ dokusu ve karın kasları çoğu kez yeterince toparlanamaz. Gebelik süresince bu bölgedeki derinin sadece genişlemediği, hormonal olarak da gevşediği bilinmektedir. Genişlemiş olan derinin elastik lifleri birbirinden ayrılır ve çoğunlukla göbek deliği ile pubis bölgesi arasında hoş görünmeyen derin çatlaklar oluşturur. Böylece karın bölgesinde egzersiz ve diyet ile düzelmeyen, yağ birikimi ile birlikte deri sarkıklığı ve kas gevşemesine bağlı şekil bozukluğu oluşur. Ayrıca bu sarkmış deri katlanarak hassasiyete ya da enfeksiyonlara yol açabilir.
Genel olarak kadın vücudu androjen ve östrojen tip olarak ikiye ayrılabilir. Androjen tip vücutlarda bacak ince, selülitsiz, popo küçük ve biraz yassı; kalça üzerinde toplanmış yağ fazlalığı ve bel oyuntusunda azalma ile göbeğin üst kısmında kubbemsi bir yapı gözlemlenir. Akdeniz tipi kadın olarak da tanımlanan östrojen tip vücutlarda ise dar omuz, küçük meme, ince bel, geniş kalça ve selülite eğilimli, sarkmaya uygun bir doku yapısı görülür.
Dokunun kayganlığı ve yumuşaklığı germe işlemine daha elverişli olduğundan “karın germe ve bodylifting” için ideal hasta östrojen tipi vücuda sahip kadındır. Androjen tip vücutlarda şişmiş ve genişlemiş karın görünümü genellikle karın içi yağ fazlalığına bağlı artmış basıncın bir göstergesidir. Bu durumlarda ameliyat öncesinde kilo verilmesi, karın içi basıncının azaltılması ve karın duvarının gevşemesi sayesinde kasların gerilmesi ve belin inceltilmesi daha kolay hale gelir.
“Karın germe ve bodylifting” ameliyatından önce kişinin boyuna uygun ideal kilosuna ulaşması, istenilen sonuca ulaşabilmek açısından çok önemlidir.
Ameliyat sırasında genellikle göbek deliğinin üstü ile genital bölge arasındaki yağ fazlalığı çıkarılır. Karın derisi, altındaki yağ dokusu ile birlikte kaburgalara kadar karın kaslarından ayrılır. Hamilelik veya fazla kiloya bağlı olarak gevşeyip yanlara açılmış olan karın kasları orta hatta birleştirilerek karın duvarı güçlendirilir. Böylece daha sıkı bir karın yapısı ve daha ince bir bel hattı elde edilir. Gerdirilen karın derisinde göbek için yeni bir açıklık oluşturularak göbek deliği yeni yerine sabitlenir. Ameliyat sonrasında, bir kalça kemiğinden diğerine uzanan ve bikininin içinde kalacak şekilde planlanan bir yara izi oluşur. Bu iz, dışarıdan genellikle fark edilmez. Elbette izin ne kadar ince ve düzgün olması, sonucun kalitesini doğrudan etkiler.
Bazı durumlarda, deri altı yağ dokusu fazla olan kişilerde karın germe ameliyatı liposuction ile birlikte uygulanabilir. Eğer yağ birikimi ve deri fazlalığı sadece göbek altı bölgesinde ve sınırlıysa, kısmi karın germe ameliyatı tercih edilebilir ve bu durumda göbek deliğinin yeri değiştirilmez.
Aşırı kilo vermiş kişilerde karın bölgesindeki gevşemenin yanı sıra popo düşüklüğü ve bacak derisinde sarkma da görülebilir. Bu gibi durumlarda, izlerin bikini içinde kalacak şekilde planlandığı sirküler bir kesi ile karın, popo ve bacaklar birlikte toparlanabilir. “Bodylifting” adı verilen bu işlemle tek seansta alt vücudun tamamı şekillendirilebilir.
Karın germe ameliyatı sırasında göbek fıtığı, kasık fıtığı veya önceki ameliyatlara ait izler (apandisit, sezaryen vb.) de aynı anda düzeltilebilir.
Bu ameliyatlarda hastaları en çok endişelendiren konu genellikle yara izinin uzunluğudur. Ancak vücudun formu ne kadar düzgün, genç ve estetik görünürse yara izine dikkat o kadar az çekilir. Hastaları çoğunlukla iz uzunluğundan ziyade iz bölgesindeki düzensizlikler rahatsız eder. Bu nedenle karın duvarının düzgünlüğünün korunması plastik cerrahinin temel prensiplerinden biridir.
Karın germe ameliyatı sonrasında yeniden hamile kalmak mümkündür. Gözlemlerime göre, ameliyat sonrası gerçekleşen gebelikler karın duvarını ilk hamilelik kadar yıpratmamaktadır. Ancak aşırı kilolu kişilerde yara iyileşmesi daha riskli olabilir. Deri altı yağ dokusu ne kadar ince ve sarkmış ise, germe işlemi o kadar başarılı olur ve iyileşme süreci de daha sağlıklı ilerler.
Bu nedenle karın germe veya bodylifting düşünen hastalarıma, ameliyat öncesinde kilo vermelerinin sonuçları ciddi şekilde iyileştireceğini vurgularım. Bu süreçte gösterilen çabanın, ameliyat sonucunun önemli bir parçası olduğunu belirtirim.
Daha önce meme bölgesinde de vurguladığım gibi, bu tür estetik girişimlerin temel amacı vücudun genel görünümünde denge ve uyum sağlamaktır. Güzel ve düzgün bir karın elde edildiğinde, vücudun diğer bölgeleriyle olan uyum da önem kazanır.
Unutulmamalıdır ki estetik cerrahinin amacı tek bir bölgeyi değil, vücudun bütününü dengeli ve uyumlu hale getirmektir.