Estetik Burun Ameliyatı
Eğer ameliyat yapılmasına karar alınmış ise ameliyat öncesi yüzün ve burunun analizi ile ameliyat planı yapılmış olmalıdır. İdeal bir neticeye ulaşabilmek için hasta ile cerrah arasında anlaşılmamış bir nokta kalmamalıdır. Bazen cerrahın düzeltilmesini gerekli bulduğu kısmın düzeltilmesini hasta istemeyebilir.
Burun ameliyatı arzu eden hastalarımın büyük bir kısmı, yakın akrabalarının kendilerini bu fikirden caydırmaya çalıştıklarını söylemiştir. Bu ısrarın; ameliyatın yan etkilerinden korkmak, kişinin burnundan kaynaklı psikolojik rahatsızlığını yeteri kadar hissedememesi, dini inançlar veya yeni burnun görünümünden memnun olunmaması durumunda geri dönüşün mümkün olmaması gibi çeşitli nedenleri vardır.
Yüzün çekici görüntüsü genellikle burunun harmonisi ile ilgilidir. Burun ameliyatlarında hedef, burnun alın ve çene arasındaki orantı dengesini sağlamaktır; yani burunun yüzün tamamına uyumlu hale getirilmesidir. Bu her kişinin yüzüne göre değişir. Birçok plastik cerrah bilgisayar ortamında hastalarına ameliyat sonrası olası görünümü gösterebilmektedir. Ancak bu görüntüye gerçekten ulaşılabilmesi cerrahın kişisel becerisine bağlıdır. Hastaya gösterilen bu görüntü büyük bir hayranlık uyandırırsa, hasta bunu verilmiş bir söz gibi algılayabilir. Özellikle hastanın eline olası sonucun görseli verilmiş ve ameliyat sonrası sonuç bununla birebir örtüşmemişse (ki örtüşmeyebilir), hastanın mutsuzluğunu dile getirmesi kaçınılmazdır.
Biz plastik cerrahlar, hastalarımız tarafından heykeltıraş gibi onore edici benzetmelere kendimizi kaptırmamalı ve aradaki büyük farkı açıklayarak beklentileri gerçekçi bir düzeyde tutmalıyız. İnsan dokusu; kemik, kıkırdak ve yumuşak dokudan oluşan ve değişken reaksiyonlar veren yapılardır. Sonucun netleşmesi için zaman gerekir. Oysa heykeltıraşın malzemesi taş, tahta veya mermer gibi değişmeyen materyallerdir.
Burun ameliyatlarında en önemli nokta, estetik görünüm sağlanırken burunun fonksiyonunun da korunmasıdır. Bunun için ameliyat öncesinde burun fonksiyonu dikkatlice incelenmeli ve burun içi muayenesi yapılmalıdır. Gerekli görülürse burun septumundaki eğrilikler düzeltilmeli ve dar alanlar açılmalıdır. Güzel bir buruna sahip olmak isteyen kişinin fonksiyon bozukluklarına katlanması gerektiği gibi bir kural yoktur.
Burun ameliyatı, estetik ameliyatlar içinde yara izinin tamamen saklandığı ve dışarıdan görülmediği tek ameliyattır. Yara izi burnun içindedir. Son yıllarda ise daha iyi görüş ve milimetrik çalışma imkânı sağladığı için burnun alt ucundan yapılan kesilerle açık rinoplasti yöntemi yaygın olarak uygulanmaktadır.
Burun ameliyatında yapılan tüm değişiklikler, burunun kıkırdak ve kemik dokusunu kapsayan iskelet yapısında gerçekleştirilir. Burunun deri ve deri altı dokusu ise küçültülen bu yeni iskelete zamanla uyum sağlar. Burnun tam şeklini alması yaklaşık bir yıl sürebilir ve bu süreçte küçük değişiklikler devam edebilir.
İyileşme sürecinde kemik ve kıkırdak yüzeylerinde kontur düzensizlikleri oluşabilir. Geçici olarak burun mukozasında kuruluk ve burun ucunda hassasiyet azalması hissedilebilir. Az yapılan düzeltmelerin telafisi kolaydır, ancak fazla küçültme veya doku kaybını düzeltmek oldukça zordur.
Hastayı burun estetiğine yönlendiren nedenlerin iyi analiz edilmesi, bu konuların hasta ile açıkça konuşulması ve buna göre ameliyatın planlanması ya da gerektiğinde yapılmaması, hem hasta hem de cerrah açısından sorun yaşanmamasını sağlar.
Ameliyat sonrası sonucu değerlendirirken, sonucun algılanması konusunda büyük farklılıklar olabileceğini gözlemledim. Hastaların en sık yaptığı hata, gün boyu dikkatlerini sürekli burunlarına odaklamalarıdır. Bu durum zamanla yüzün genel görünümündeki olumlu değişimi gözden kaçırmalarına ve burunun her milimetresini takıntılı şekilde analiz etmelerine neden olur. Oysa en güzel bir organa bile sürekli bakarsanız mutlaka bir kusur bulabilirsiniz. Ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflar yan yana konulduğunda yüzün daha dengeli, yumuşak ve estetik bir görünüm kazandığı objektif olarak görülüyorsa ameliyat başarılı kabul edilmelidir.