Bistüri ile Psikoterapi Mümkün Mü?

Plastik cerrahiyi, psikolojik sorunlarınızın çözümü olarak görmeyin! 

Bistüri ile psikoterapi mümkün değil…

Plastik cerrahinin psikolojik boyutu göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir.

Bugüne kadar sizi hiç rahatsız etmeyen burnunuz, kulağınız ya da fazla yağlarınız aniden sizi rahatsız etmeye başlıyorsa çözümü plastik cerrahide aramayın. İç dünyanızda olan herhangi bir probleminiz bu isteğinize neden olabilir. Geçireceğiniz estetik değişimle problemlerinizin düzeleceğini düşünüyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilir, çok daha kötü bir psikoloji içine düşebilirsiniz.

Bir kişi bana gelerek plastik cerrahi ile estetik bir değişim istiyorsa önce hastanın bu ameliyata ne kadar hazır olduğunu anlamaya çalışırım. Eğer hasta psikolojik bozukluklarının baskın olduğu bir zamanda gelmiş ise o kişiyi ameliyat etmeyi doğru bulmam. Hastayı kendinden korumak adına o ameliyatı yapamayacağımı anlatırım. Çünkü bazen psikolojik olarak mutlu olmayan insanların bu tarz ameliyatlara yöneldiklerini görüyorum. Burnu, memeleri ya da karnı aniden onları rahatsız etmeye başlar ve ameliyat sonrası tüm sorunlarının biteceğine inanırlar. Oysa ameliyattan hemen sonra mutlu olsalar dahi üç ay sonra tekrar mutsuzluğa dönerler. Çünkü söz konusu kişiler ya eşleri ile problem yaşar, ya iş yerinde sorunlu ya da psikolojik olarak çözemediği başka bir probleme sahiptirler. Bana gelerek estetik bir değişim isteyen her kişi ile oturup bazen bir saatten fazla görüşme yaparım ve hastayı tanımaya, bu ameliyatı ne kadar istediğini ve ne kadar hazır olduğunu anlamaya çalışırım.

İnsanlar aslında davranışları, kullandıkları ifade tarzları ve vücut dilleri ile kendi asıl isteklerini veya istekleri arkasında yatan sebepleri istemli veya istemsiz olarak belli ederler. Ben bunları sezinleyerek karar veririm.

Bir estetik ameliyatın başarılı olup olmadığının tek göstergesi hastanın sonuçtan mutlu olup olmadığıdır. Bir ameliyatı cerrahi açıdan ne kadar başarılı yapmış olursam olayım, eğer hasta ameliyatın sonucundan mutlu değil ise bazı şeyleri doğru yapmamışım, büyük olasılıkla yanlış hastayı yanlış zamanda ameliyat etmişim demektir. Bu aynı zamanda ilk görüşmede hastanın psikodinamiğini tam olarak anlayamadığım veya hastanın davranışları ve ifade tarzı ile verdiği ipuçlarını doğru saptayamadığım anlamına da gelir. Bana göre iyi bir plastik cerrah aynı zamanda iyi bir psikoloji eğitimine sahip olmalıdır.

Estetik ameliyat geçiren kişilerin mutlu olmaları için en önemlisi hastanın bu ameliyata tam olarak hazır olmasıdır. Kişi kendi isteği ile ve gerçek nedenlerini bilerek, soru işaretleri olmadan gelmelidir.

Estetik ameliyatlarda hastaların sonuçtan mutsuz olmalarına neden olan bir faktör de harmoniyi bozmaktır. Yaşlılık, doğum, kilo alıp verme gibi nedenlerle oluşan deformasyonlar tüm vücutta eş zamanlı olarak oluşur. Bu bozukluklardan birinin düzeltilmesi halinde hasta görünümünden ilk aşamada çok memnun olur. Fakat üç ay sonra şikâyet etmeye başlar. Daha önce onu hiç rahatsız etmeyen karın, bacak gibi düzeltilmemiş yerler ameliyat sonrası daha belirgin hale geldiğinden kendisini rahatsız hisseder. Bu durumu hastalara ameliyat olmadan söylemek gerekir.

Yüz germe ameliyatı arzu eden hastalarıma “eğer kendinizi genç, canlı ve dinamik hissederken aynaya baktığınızda yorgun, yaşlı bir yüz görüyorsanız, bu farklılığı ameliyatla gidermek istemeniz normaldir” derim.

Ama genellikle hasta kötü zamanındaki ruh halini yansıtan yüz görünümünü değiştirmek ister; yani kısaca “içimi kimse göremez, dışımı hiç olmazsa güzel göstereyim, ayrıca bu görünümden belki içim de düzelir” diye düşünür. Oysa bu, temeli sağlam olmayan bir binanın duvarlarını tamir etmeye benzer. Duvarların sağlam görünmesi, binanın temelinin ihmal edilmesine ve zamanla daha büyük sorunlara yol açmasına neden olabilir.

Hastalar bazen elinde bir fotoğrafla gelir ve “Ben Nicole Kidman’ın burnundan istiyorum” der. Benim yanıtım: “Senin yüzün, gözlerin Kidman’ınki gibi mi ki burnunu öyle yapalım?” şeklindedir. Yüzün harmonisi çok önemlidir. Burnu Nicole Kidman gibi yapacaksak diğer kısımları ne yapacağız? Aksi durumda hasta sonuçtan mutsuz olur. Hastanın yüzüne uygun bir burun yapmak gerekir.

Yaşlılıktan dolayı değişiklik isteyen hastalarımın eski fotoğraflarını isterim. Çünkü onun istediği aslında eski halidir; değiştirmeye, başka bir kişi yaratmaya gerek yoktur.

Estetik cerrahinin en önemli noktalarından biri de hastaların bazen sınırsız isteklerinin engellenmesi gerektiğidir. Hastanın gözünde her zaman “gerçekçi bir tedavi tablosu” oluşturulmalıdır.

Güzellik gözle görmek, kalple hissetmektir. Güzelliği gören “gönül gözü”dür. İşte bu anlayış estetik ameliyat yaptırmayı düşünen kişiler tarafından çok net bir şekilde kabul edilmelidir. Güzellik herkese göre değişen, tamamen psikolojik bir bakış açısıdır.

Güzellik kavramı sadece yüz, ses, vücut veya zarif görünüm için geçerli değildir. İnsanlar karakterleriyle, şahsiyetleriyle, sevinç hissi duyabilme ve sağlayabilme ve sevebilme kabiliyetleriyle de güzeldirler.

Bir insanın yüzü hoşumuza giderse bu, o insanın bize ifade ettiği duygunun hoşumuza gittiğini gösterir.

Hasta ile “ilk yüz yüze görüşmenin” önemi benim için ameliyat yapma aşamasından çok daha önemlidir. Plastik bir cerraha giden kişi kafasında soru işareti taşımamalı, ameliyat zamanını ruh ve his dünyalarının en sakin ve dengeli olduğu anlarda seçmelidir. Bir ameliyata tam olarak karar vermemiş ve yarım gönülle ameliyatı yaptıran hastalar ameliyat ağrısını daha fazla hissedebilirler. Plastik cerrah görevini mükemmel bir şekilde gerçekleştirse bile estetik ameliyat sonucundan memnun olup olmamak hastanın motivasyonuna bağlıdır.

Ameliyatlar hiçbir zaman aileden gizli yaptırılmamalıdır. Eğer eşiniz ameliyata çok karşı ise o ameliyatı yaptırmamanızı öneririm.

Estetik tedaviler bir zorunluluk değildir; bunlar kişinin imkânları içinde, maddi güçlüklere sebebiyet vermeden kendine layık gördüğü ve sonucunda yaşam kalitesini yükselterek keyif alabileceği bir lükstür.

Estetik ameliyat ile kazanılmış güzel görünüm kişinin sosyal ve duygusal yaşamını mutlaka pozitif bir şekilde etkileyecektir. Kendine güvenme, kendini iyi hissetme duyguları mutlaka yükselecektir. Ama bunu psikolojik bir tedavi olarak görmek doğru değildir.

Kendini güzel hissetmek "sevgi" ile alakalıdır.

Sevilen kadın kendini dünya güzeli hisseder.