Facelifting ile Uzun Ömürlü Gençlik

Günün birinde her birimiz aynaya bakıp yüzümüzün yerçekimi kuvvetine yenildiğini fark ettiğimizde, spontane olarak başımızı dik tutarak yüzümüzü gergin göstermeye çalışırız. İşte o an “facelifting” ile tanışma zamanımızın geldiğinin sinyalinin verildiği andır.

Sarkmamış bir yüzde kuvvetli mimik adalelerinin ortaya çıkardığı kırışıklıkları yüz germe ameliyatı ile yok etmek mümkün değildir. Bu yalnızca kasların fonksiyonunun giderilmesi ile mümkün olur. Ancak bu işlem de hareketsiz, ifadesiz bir yüz görünümü yaratabilir.

Senelerin ve yaşam şartlarının geride bıraktığı izleri yok etmek hastalarımın öncelikli isteklerinden biridir. Yüz “ruhun vitrini” olarak tanımlanır. Kişi yüz adalelerinin yansıttığı ifade tarzıyla iç dünyasını dışa vurur. Yüzde çirkin bir görünüm yaratmak için 60 adalenin kasılması gerekirken, bir gülüş için 10 adalenin fonksiyonu yeterlidir.

Yüzde gerilmesi gereken aşağı doğru sarkmış üç bölüm vardır: alın, yanaklar ve boyun. Yüzün yaşlanması ve sarkması bir harmoni içindedir. Dolayısıyla gerilmesi de harmoni içinde olmalıdır. Yüz sarkmasını düzelttirmek isteyen hastalarım genellikle yüzün bir bölümünün sarkmasından yakınırlar ve bu durumun düzeltilmesini isterler. Çünkü kendileri defalarca aynanın karşısında iki parmağı ile o sarkmış bölgeyi gerdirmişlerdir. En tipik hareket de baş ve işaret parmağı arasında boyun derisini tutup kulak arkasına çekmeleridir. Çünkü en çok göze çarpan sarkıklık oradadır. Ancak yüzün diğer bölgelerini eski durumunda bırakıp sadece boynu germek, harmoniyi bozduğundan aslında tüm yüze ameliyat edilmiş bir yüz görünümü verir.

Oysa yüz germe ameliyatından sonra yüzün gençleşmiş ifadesi doğal olmalı ve yüz yapısı harmonisini korumalıdır. Ameliyatın getirdiği sonuç kişinin görünümünü senelerce geriye götürse bile, bu genç görünüm hastanın yakınlarınca bilinen, hafızalarda yer etmiş tanıdık yüz ifadesinden uzaklaşıp yabancı bir yüz gibi algılanmamalıdır.

Benim için bir plastik cerrahın en çok hoşuna gidebilecek söz; hastasına başkalarının “ameliyatın çok güzel yapılmış” yerine “çok güzel, genç ve dinlenmiş görünüyorsun” ifadesini kullanmalarıdır. Bu sonuç da ancak yüzün iyi bir analizden sonra, harmoni koruyucu bir plan ile ameliyat edilmesi ile sağlanabilir.

Kazanılan bu güzel görünüm kişinin sosyal ve duygusal yaşamını mutlaka pozitif bir şekilde etkileyecektir. Kendine güvenme, kendini iyi hissetme duyguları mutlaka yükselecektir. Ancak yine de bu etkiyi fazla abartıp Dr. Ulrich Hinderer’in söylediği gibi bu tür estetik ameliyatları her zaman “bıçak ile psikoterapi” diye algılamak ve tanımlamak doğru değildir.

“Facelift” geçmişte yaşanılmış kötü anılar ve duyguların bıraktığı izleri silebilir, ama o anda yaşanmakta olan ruhsal çöküntüyü asla… Hastalarımın daha önce fark edemediğim, ruh dünyalarında fırtınaların estiği anlarda yaptığım yüz estetik ameliyatları hem hastam hem de benim için sıkıntı olmuştur.

Benim yüz germe ameliyatı arzu eden hastalarıma söylediğim tek söz: “Eğer kendinizi genç, canlı ve dinamik hissederken aynaya baktığınızda yorgun, yaşlı bir yüz görüyorsanız, bu farklılığı ameliyatla gidermek istemeniz normaldir.”

Yüz germe ameliyatı denilince aklınıza tüm yüz derisinin, deri altı yapılarından ayrılıp bütün kırışıklıkların giderilerek gerilmesi gelebilir. Bütün kırışıklıklar giderilirse mimiksiz bir yüz ortaya çıkar ki bu da o yüze bir maske görünümü verir. Oysa alın ortasındaki, göz ve dudak etrafındaki kırışıklıklar ilave yöntemler ile ayrıca tedavi edilebilir.

Yüz germe ameliyatında derinlik olarak üç tabakada işlem yapılabilir. En üstteki tabaka deridir ve sadece bunun tek başına fazla gerilmesi ile “rüzgâra karşı yürüyen bir insanın yüz görünümü” ortaya çıkabilir. Önemli olan ikinci tabaka, yani yüze harmoni ve stabilite veren SMAS denilen tabakadır. Bu tabaka ile birlikte boyun ve alın adalelerinin ayrı olarak gerilmesi, daha doğrusu sarkmış durumdaki yerlerinden eski pozisyonlarına getirilmesi, yüze eski doğallığını ve dinamizmini kazandırır. Üçüncü tabaka ise periost denilen kemik üstündeki tabakadır. Bu tabakanın liftingi genellikle endoskopi tekniği ile yapılır. Bu yöntemle yüzü gençleştirmenin yanında yüzde belirgin ifade değişikliklerinin ortaya çıkması sağlanabilir. Bu değişiklik olasılığı mutlaka hasta ile ameliyattan önce konuşulmalıdır.

Hastalarımın konsültasyonlarda hep sorduğu bir soru vardır: “Bu yüz germenin etkisi ne kadar sürer?” Benim verdiğim yanıt ise “ömür boyu” şeklindedir ve bunun kendi açımdan bir sebebi vardır. Bugüne kadar birçok ikiz kardeşe çeşitli estetik ameliyatları aynı anda yaptım. Genellikle ikizler hep aynı kalmak istedikleri için aynı anda ameliyat olmak isterler. Sadece bir ikiz kız kardeşte, ikizlerden sadece birine facelifting yaptım; diğeri kan sulandırıcı kullanmak zorunda olduğu için ameliyatı istemedi. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen ameliyat olan hastam hâlâ ameliyat olmayan ikiz kız kardeşinden çok daha genç görünmektedir. Elbette biyolojik saati tamamen durdurmak mümkün değildir, ancak bu avantajın ömür boyu devam edeceği açıktır.

Konsültasyonda sıklıkla sorulan ikinci soru da “Bu ameliyatı şimdi mi yaptırayım, yoksa daha bekleyeyim mi?”dir. Ben bu soruyu karşı bir soru ile cevaplandırırım: “Sizi mutlu edebilecek, beğendiğiniz, hoşunuza gidebilecek bir şeye sahip olma imkânınız olduğunda bu mutluluğu hemen yaşamak mı yoksa 4-5 sene ertelemek mi istersiniz?” Bana göre yüz germe ameliyatının yaşı yoktur; yaştan daha önemli olan konu dokuda sarkmanın olup olmadığıdır. Yüzünüzde hiç sarkma yoksa plastik cerrahın kapısını çalmanıza da gerek yoktur. Çünkü yüzde sarkmayı önleyici ameliyat yoktur, yüzde sarkmayı tedavi edecek ameliyat vardır. Bunun zamanı ise sarkmanın belirginleşmesi ile başlar. Yapılacak ameliyatın yöntemi ve kapsamı da bu sarkmanın derecesi ile ilişkilidir.

Tabii ki genç yaşta yapılan ameliyatlar çok fazla kesilmeyi gerektirmez. Dokuların stabilitesi genç yaşta yapılan ilk ameliyatla sağlanır. On yıl sonra yine aynı şekilde daha sınırlı bir yüz germe işlemi tekrarlanır ve yüzün görünümü aynı dinçlikte kalır. 37, 47 ve 55 yaşında üç defa mini lifting ile ameliyat ettiğim bir hastamın yüz germe ameliyatı olduğu, aile yakınları dışında kimse tarafından anlaşılmamış ve hâlâ ne kadar genç ve güzel olduğuna dair övgüler almaya devam etmektedir.

Unutulmamalıdır ki:

“Size mutluluk veren hiçbir şey sizi hasta etmez.”